DOĞUM SANCISI

DOĞUM AĞRISI (DOĞUM SANCISI)
DOĞUM AĞRISI VE AZALTMAK İÇİN YÖNTEMLER
Doğum ağrısı veya başka bir deyişle sancı doğum başladıktan sonra karında, kasıklarda ve belde hissedilen, belli aralıklarla gelen ve geçen bir ağrıdır. Doğum ağrısı kadınlar arasında çok farklılık gösterir. Bazı kadınlar çok hissederken bazıları az hisseder, bazıları bu ağrılar sırasında bağırır, bazen hiç ses bile çıkarmadan doğum yapanlar görülür. Doğum ağrılarının şiddetinin kişiler arasında farklılık göstermesi sosyokültürel çevrelerinden, daha önce etraflarından duydukları hikayelerden, kişinin ağrı eşiğinden kaynaklanır. Ağrı eşiği sadece doğum ağrısının değil her tür ağrının kişiler arasında farklı şiddetlerde hissedilmesini sağlar. Ancak doğum ağrısında en önemli faktör annenin bilinç ve bilgi düzeyi ile sosyokültürel çevresidir. Kimi anne adayı bu ağrının adeta çok hissedilmesi gerektiğine inanır ve böyle duymuştur, böyle öğrenmiştir bu nedenle çok şiddetli hisseder. Kimi anne adayı da bilinçli ve sakin olarak bu ağrıyı hafif hissederek de doğumu yapabileceğini bilir.

Annenin doğum ağrıları azaltmak için ilaç dışı yöntemler:
– Annenin doğum sancılarını çektiği dönemde hareket etmesi ve ayağa kalkması ağrıların hafiflemesini sağlar. Annenin sürekli sırt üstü yatakta sabit kalması ağrının hafiflemesini engeller.
– Sancılar sırasında annenin yatakta kalçasını sağa-sola çevirmesi sancıyı azaltabilir.
– Annenin ses çıkarması, mırıldanması, inlemesi de doğum ağrılarını az hissetmesini sağlar.
– Müzik dinlemek annenin rahatlamasını, gevşemesini, sancıları hafif hissetmesini sağlar.
– Annenin güzel hayaller kurması sancıları hafif hissetmesini sağlar.
– Annenin bel ve kuyruk sokumu bölgesine masaj yapılması ağrısını azaltır.
– Annenin omuz ve beline masaj yapılması ağrısını azaltır.
– Sıcak ıslak bezlerin annenin beline uygulanması ağrısını azaltır.
– Sıcak su ile duş almak ağrıları azaltır.
– Annenin sancı odasında bir objeye odaklanması ve ona konsantre olması ağrıları hafif hissetmesini sağlar. Bu obje bir süs eşyası veya duvar saati, doğum odasında bir alet, eşya vb. olabilir.
– Annenin karnına hafif hafif masaj yapması sancılarını azaltır.
– Anneye doğum sırasında destek olan bir yardımcının annenin ayaklarına ve bacaklarına masaj yapması ağrısının azalmasını sağlar.
– Bunların dışında annenin doğum ağrılarını az hissetmesi ve bunlara en iyi şekilde uyum sağlaması için solunum egzersizi teknikleri vardır.Bu tekniklerden en çok kullanılanı Lamaze tekniğidir. Solunum egzersizleri hastanın hem sancılara daha kolay dayanmasını sağlar hem de gevşemesini ve bebeğe daha çok kan gitmesini sağlar.

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) NASIL ÖNLENİR?

KISIRLIĞI ÖNLEMEK
KISIRLIK (İNFERTİLİTE) NASIL ÖNLENİR?

Kısırlık problemi yaşayan çiftlerde sorun kadın veya erkekte eşit oranda saptanabilmektedir, bazen her iki kişide de sorun saptanabilmektedir. Kısırlık problemi yaşayan çiftlerin yaklaşık %10-15’inde ise ne kadında ne erkekte hiçbir sebep satnamamamaktadır. Kısırlık ve nedenleri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kısırlığın kadına ve erkeğe ait çok çeşitli nedenleri olabilmektedir, bu nedenlerden bazıları önlenebilir en azından riski azaltmak için bazı önlemler alınabilir niteliktedir ancak bazı nedenler (doğuştan olanlar gibi) önlenemez niteliktedir.

Bireylerde veya bir toplumda kısırlık (infertilite) problemine neden olabilecek riskleri önlemek veya en aza indirebilmek için bazı önlemler alınabilir, aşağıda bu önlemlerden bazıları sıralanmıştır.
– Sigara, alkol, uyuşturucu madde gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak.
– Stresten uzak durmak
– Sağlıklı beslenme kurallarına özen göstermez, aşırı kilo almamak.
– Kadınların yılda bir düzenli jinekolojik kontrol muayenesi olması bazı hastalıkların erken teşhisi sayesinde kısırlığın önlenmesini sağlayabilir.
– Cinsel ilişki ile geçen bazı hastalıklar PID gibi hastalıklara neden olarak kadın ve erkekte infertilite problemine neden olabilir. Bu nedenle bu tür hastalıklar açısından risk oluşturabilecek ilişkilerden uzak durmak veya kondom kullanmak önemlidir.
– Güvenilir olmayan cinsel ilişkilerde kondom (prezervatif) kullanmanın yaygınlaştırılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi için kampanyalar yapılmalıdır.
– Toplumda cinsel yolla geçen hastalıklar açısında risk altında bulunnan bireyler düzenli aralıklarla sağlık taramasından geçirilmelidir.
– Yaşın ilerlemesi ile özellikle kadınlarda üreme potansiyeli azaldığı için evlenme ve hamilelik ile planları yaparken yaş faktörünü de göz önünde bulundurmak gerekir. (bkz: kadının yaşı…, erkeğin yaşı…)
– Kimyasal maddelerle ilgili bir iş yerinde çalışıyorsanız bu maddelerin solunmasının veya temas etmenin kısırlık ile ilgisi var mı araştırmalısınız.
– Erkeklerde inmemiş testis veya varikosel gibi sperm kalitesini azaltacak hastalıkların erkenden tespit ve tedavi edilmesi.
– Okul, askeri birlikler gibi alanlarda topluma üreme sağlığı konusunda bilgi verilmesi.

İNFERTİLİTE

KISIRLIK (İNFERTİLİTE)
Kısırlık (infertilite) nedir?
İnfertilite yani kısırlık 1 yıl boyunca korunmadan, yeterli sayıda düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik oluşmamasıdır.
Evli çiftlerin %10-15’inde infertilite görülür. İnfertiliteyi primer ve sekonder infertilite diye ikiye ayırabiliriz. Hiç çocuk sahibi olmayanlara primer infertil, daha önce hanile kalabilmiş  fakat şu an hamile kalamayanlara sekonder infertil denir.

Fekundabilite: Bir adet dönemi yani menstruel siklus içerisinde gebelik elde edebilme ihtimalidir ve bu da normal çiftlerde %20-25’tir
Fekundite: Bir adet dönemi içerisinde canlı doğum elde etme ihtimalidir.

Bütün çiftler ele alındığında hepsinin de ilk adet döneminde gebe kalması imkansızdır, gebelik oluşabilmesi için belli bir süre geçmesi gerekir. Gebelik istemi olan çiftlerin 3 ay sonunda ancak %57’sinde gebelik oluşur. 6 ay sonunda %72’sinde gebelik oluşur. 1 yıl sonunda %85’inde gebelik oluşur. 2 yıl sonunda %93’ünde gebelik oluşur.

İnfertil çiftlerin yaklaşık % 30-40’ında erkek, % 40-50’sinde kadında problem saptanır. Bazı çiftlerin her ikisinde birden sorun bulunur. % 10-15 çiftte ise ne kadında ne de erkekte neden bulunamaz. Hiçbir neden bulunamayan duruma açıklanamayan infertilite denir. Bu yüzden infertil çiftler mutlaka birlikte araştırılmalıdır, sadece kadının ya da sadece erkeğin araştırılması yeterli değildir. Çiftlerden birisinde bir sorun bulunsa bile aynı anda diğerinde de sorun olabilir